ZEKİ ÖMER DEFNE ve KORGUN KÖYÜ28/07/2010ZEKİ ÖMER DEFNE ve KORGUN KÖYÜ
Hakkı Duran
Çankırı'nın yetiştirdiği büyük şair Zeki Ömer Defne(1903-2 Aralık 1992), zorluklarla geçen bir çocukluk ve tahsil dönemi yaşamıştır. Öyle ki, Ankara Muallim Mektebinde kitapları bile olmadığı için arkadaşlarından ödünç kitap alarak derslerine çalışmak durumunda kalmıştır. Bu yoksulluk ve zorluklara rağmen bu okuldan 13 Ekim 1920'de birincilikle mezun olmuştur. İlkokul öğretmeni olan Zeki Ömer Defne'nin ilk tayini 20.12.1922'de Çankırı'nın Korgun Karyesi İptidaî muallimliğine çıkar. Oradan 12.08.1923'de Çankırı İdadisi'nin ilk kısmına tayin edilir.[1]
Defne, öğretmenliğe başladığı ilk yıllarda bir süre görev yaptığı köy statüsünde olan Korgun'u hayatının sonraki dönemlerinde de unutmamıştır.[2]. "KORGUN KÖYÜ' adlı şiiri bunu ispatlamaktadır. Şiir, savaşların sürdüğü yılların sıkıntılı ortamında, Anadolu'nun sosyal ve iktisadi bakımdan bitik olduğu döneme ilişkin gözlemleri yansıtmaktadır. Eğitim ve öğretim ilkel şartlarda yapılsa da geleceğe dönük ümitler güçlüdür. Şairimiz, kırk beş yıl sonra Korgun köyünün şahsında Anadolu'nun bu perişan yıllarını hatırlamış; 1967 yılından 1922 yılına, kırk beş yıl öncesine nazar eylemiştir.
2 Aralık 1992 günü ebedî âleme göçen Zeki Ömer Defne'nin vefat yıldönümünde kendisini rahmet ve saygıyla anıyorum.
KORGUN KÖYÜ
Ders verirken verirken bakarım ki
Tâ arka sıralarda bir karaltı,
Gelmiş ilişmiş çekingen korkak,
Yorgun argın.
Ben bu yüzü bir yerden tanıyacağım bir yerlerden,
Geçmişlere gömülmüş başını kaldırsa bir.
Olsa olsa okulsuz köylerimden biridir.
Belki de kırk beş yıldır, şöyle böyle bir ömür,
Dünya hâli, görüşemediklerimiz Korgun.
.........
Sıralara bakıyor, durup yüzüme bakıyor
Tâ sırasız, kitapsız köylerin gözleriyle
Gücenik, kırgın.
............
Başlıyor yüzyıllardır bakılmamış bir dâva:
Bir "Fuzuli, haksız işgâl dâvâsı"
Huzurunda, sınıfta Atatürk'ün.
Derken bir ödev başlıyor ak, aydın
Batıya açılan ilk pencereden.
-Korgun, nasılsın? Diyorum.
-........ .
Korgun bir mahzun bir memnun.
Bakıyorum, biri dün, biri yarın
Korgun'un yüzünde iki el
Biri ak, biri kara,
Ağlıyor uğrun uğrun.
Zeki Ömer Defne(1967)
--------------------------------------------------------------------------------
[1] Defne, Muhsin Karabay'a verdiği Türk Edebiyatı dergisinde yayınlanan röportajda, ilk tayininin Çankırı merkezinde bir ilkokul ihtiyat sınıfına çıktığını, buradaki görevinden bir ay sonra istifa ettiğini ve sene sonuna doğru Maarif Müdürünün kendisini, boş kalmasın diye, Çerkeş'in Çavundur Köyü'ne gönderdiğini anlatmıştır. İbrahim Akyol'a verdiği röportajda ise, ilk öğretmenlik yıllarını: "Çankırı'da önce mahzenaltı denilen yerdeki ilkokulda 90 kişilik bir sınıfa hoca olarak verildim. Hayalimde yaşattığım hocalık dünyasını bulamadım orada. ....Ama aradığımı bulamayınca inkisara, hayal kırıklığına uğradım. Hocalığı bıraktım...... Sonra beni, önce sene sonunda bir ay kadar Çerkeş'in Çardak köyüne sonra da Korgun köyüne verdiler. Korgun köyünde iki yıl çalıştım." şeklinde anlatmaktadır. Çavundur burada Çardak olmuştur.
[2] Defne, Korgun'da iki yıl çalıştığını söylemekte ise de, resmi kayıtlara göre 20 Aralık 1922-12 Ağustos 1923 arasında görev yapmıştır.
Hakkı DURAN